Haber Avrasya

'Müslüman Kardeşlerin yeni bir yol tutması gerekiyor'

'Müslüman Kardeşlerin yeni bir yol tutması gerekiyor'
35
19 Nisan 2019 - 12:19

İstanbul

Mısırlı saygın siyasetçi Kemal el-Hilbavi, geçmişte yöneticileri arasında yer aldığı Müslüman Kardeşler Teşkilatının (İhvan) yeni bir yol tutması gerektiğini belirtti.

Eski İhvan Sözcüsü Hilbavi, Türkiye-Mısır ilişkileri, İhvan'ın durumu, Mısır'daki anayasa düzenlemesi gibi konulara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin 2013'te ordunun yönetime el koymasıyla görevden alınmasını destekleyenler arasında yer alan Hilbavi, 30 Haziran 2013'te düzenlenen Mursi karşıtı protestoları haklı bulduğunu, bu yüzden Mursi'nin azledilmesini desteklediğini söyledi.

Hilbavi, “İnsanlar bunu darbe olarak isimlendirdi. Ancak bence 30 Haziran'daki tam bir devrimdir.” dedi.

Mursi'nin Ağustos 2012'de şimdiki Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'yi Savunma Bakanı olarak atama kararının ardından İhvan içindeki anlaşmazlıklar sonucu Teşkilattan ayrılan Hilbavi, Mursi'nin yönetimdeki son zamanlarının kırılgan olduğunu dile getirdi.

Hilbavi, Mursi'ye hitaben, “Rabbimden onu affetmesini diliyorum. Teşkilatta reformlar yapılmasına dair İhvan liderlerine bir mesaj iletmesini rica ediyorum. Yönetime dönmeyi istemediğini ilan etmesini ve başarısız olduğunu açıklamasını rica ediyorum. Belki başarılar gelecek dönemlerde gelir.” ifadelerini kullandı.

“Toplumsal Barış ve Üçüncü Yol” barış girişimi

Hilbavi, Mısır ve İslam dünyasındaki krizleri sonlandırma hedefiyle geçen yıl sunduğu, İslam dünyası başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden önemli şahsiyetlerin katılımıyla “Akil Adamlar Meclisi” kurulmasını temel alan “Toplumsal Barış ve Üçüncü Yol” girişimi hakkında şunları kaydetti:

“Teklif ettiğim toplumsal barış girişimi, sadece Mısır'daki İhvan-Sisi krizini değil ümmetin sorunlarını çözmeyi hedefliyor. İlginç olan şu ki bu girişimi sunduğumda İhvan beni, bunu rejim adına yapmakla, rejim ise İhvan'a vekaleten yapmakla itham etti. Bunlar doğru değil. Ben bunu ümmet için öneriyorum. Ümmetin, gerçek düşman olan siyonizmi ve onun çocuğu İsrail ile ABD'nin hegemonyasını tanıması için öneriyorum.”

Kemal el-Hilbavi, söz konusu girişimin, toplumsal barışı yayma ve diyalog oluşturma amacı taşıdığını aktardı.

Türkiye-Mısır dostluğunun yeniden canlanması temennisi

Tecrübeli siyasetçi Hilbavi, ayrıca Türkiye ve Mısır arasında ümmeti güçlendirecek bir anlaşma sağlanması yönündeki temennisini dile getirdi.

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın İslam ümmetinin daha güçlü olması için Mısır ve Türkiye'nin güç merkezi olması gerektiğine dair görüşünü hatırlatan Hilbavi, Ankara-Kahire hattındaki soğukluğun nedenini sorguladı.

“Mısır bir projede Türkiye, Suudi Arabistan, İran, Nijerya ve Pakistan'la bir araya gelse, buradaki kurumlar ve insan kaynağı iş birliği yapsa ne siyonizm ne de ABD hegemonyasından pervamız olur.” diyen Hilbavi, şöyle devam etti:

“Mısır, Türkiye ve İran arasında anlaşmazlık olması veya Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) arasında sorun olduğunu görmek beni üzüyor. Mısır ve Türkiye'nin vatan ve kardeşlik ruhuyla birbirleriyle dost, kardeş olduğu ve diğer ülkeleri de buna sevk ettikleri günün gelmesini temenni ediyorum.”

“İhvan yeni bir yol tutmalı”

Hilbavi bugünkü İhvan'ın Hasan el-Benna'nın yolundan saptığını ve geçmişte Mısır'daki yönetimin baskılarıyla mücadele için uygulanan “sabır stratejisi”ni terk ettiğini ileri sürdü.

Sabır stratejisinin bazı unsurlara ve desteğe ihtiyaç duyduğunu kaydeden Hilbavi, şunları söyledi:

“Geleceğin inşası, bir dizi beceriyi gerektiriyor. Vakıayı okuyabilen lider kadrolarının yetişmesi ve geleceğe dair adımların çizilmesi bu becerilerdendir. İhvan'ın bünyesinde yüz binlerce sabırlı insan var ancak gelişme, ilerlemenin bir özelliğidir. Yeni araçların icadı sonrası caddelerde artık eski araçlar kullanılamaz.”

İhvan'ın öz eleştiriye ihtiyacı olduğunu belirten Hilbavi, “İhvan'ın sıkıntılardan kurtulması için yeni bir görüş ve yol tutması, hatalarını kabul etmesi gerekiyor. İhvan'ın 10 yıl kadar siyaset sahnesinden çekilmesi gerekiyor.” dedi.

İhvan'ın siyasetten uzak duracağı sürede Mısırlıların güvenini kazanmasının önemli olduğunu vurgulayan Hilbavi, bu dönemde reform, eğitim ve hayır projelerine yoğunlaşması, bütünüyle şeffaf bir zeminde hareket etmesi ve gerekirse Erbakan'ın yaptığı gibi isim değiştirmesi şeklinde stratejik adımlar atması gerektiğini söyledi.

Erbakan'ın “Milli Selamet”, “Refah”, “Fazilet” ve “Saadet” gibi parti isimlerinde yaptığı değişiklikleri hatırlatan Hilbavi, Erbakan'ın İslam Birliği kurmayı hedeflediğini ve kendisinden geleceği tasarlama alanında istifade ettiğini söyledi.

Erbakan'ın isimlere, şekillere takılıp kalmadığını ve neye maruz kalırsa kalsın şiddete yönelmediğini ifade eden Hilbavi, onun, barış yanlısı fikirlerinin, sadece Türkiye değil ümmetin önünde ufuklar açtığını dile getirdi.

Hilbavi, Mısır'da krizin çözümü için İhvan'la sorunları bulunan laik güçlere, halkı ve tüm siyasi grupları ortak bir söylemde birleştirmek ve eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'i deviren Ocak 2011 devriminin ilkelerini hayata geçirmek için çalışmaları çağrısı yaptı.

Mısır halkına referandumda “hayır” çağrısı

Kemal el-Hilbavi, Sisi'nin 2030 yılına kadar görevde kalmasının önünü açan ve yarın ülkede halkın oyuna sunulacak anayasa değişikliğini de değerlendirdi

Sisi'nin anayasaya saygı gösteren, medya ve yargı kurumlarına baskı yapmayan “eski” bir cumhurbaşkanı olmasını, özgürlükten ve muhalefetten korkmamasını temenni ettiğini belirten Mısırlı siyasetçi, şunları söyledi:

“Mısır halkına mesajım, referandum günü çıkıp anayasa değişikliğine 'hayır' demesi. Zira bu değişiklikten amaç halihazırdaki Cumhurbaşkanı'nın görev süresini uzatmak. Ben Sisi'ye karşı değilim ancak anayasanın yanındayım.”

Hilbavi, ordunun anayasa değişikliğindeki ayrıcalıklı konumu konusunun yeni olmadığını belirterek, “Ordunun ülkeyi korumak ve kardeşlere destek olmak gibi temel görevine dönmesini arzuluyorum.” dedi.

“Arap Baharı” ve İslamofobi

Cezayir ve Sudan'daki olayların Arap Baharı'na zarar verme ihtimalinden endişe ettiğini söyleyen Hilbavi, “İhtiyatlı davranılması gerekiyor. Sudan ve Cezayir halen ülkeyi sonraki aşamaya taşıyacak şekilde eski yönetimin yenilenmesi için çalışmaların yapıldığı dönemde.” değerlendirmesinde bulundu.

Hilbavi, şu anda bölgedeki ülke liderleri arasında en uzun süre iktidarda kalan iki liderin görevine son veren göstericileri uyararak, bunu eski Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in görevi bırakmasına benzetti. Hilbavi, bu ülke halkalarının, barış yanlısı tutumlarını bırakmamakla birlikte yönetimin tamamının tasfiyesi hususunda taviz vermeyip ısrarcı ve dirençli olmaları gerektiğini söyledi.

Uzun yıllar Batı ülkelerinde yaşayan Hilbavi, “İslamofobi, Batı'da akşamdan sabaha sona ermeyecek, uzun yıllar devam edecek.” dedi.

Hilbavi, sonuçları en son Yeni Zelanda'da iki camiye yönelik gerçekleştirilen katliamda görülen İslamofobinin, “aşırı sağın seçimlerde veya kurumlarda güçlenmesiyle birlikte artacağını” belirterek ABD Başkanı Donald Trump'ın ürettiği popülist söyleme karşı uyarıda bulundu.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.