Haber Avrasya

'AB'nin Mısırdaki zirveye katılması bir ikiyüzlülük örneği'

'AB'nin Mısırdaki zirveye katılması bir ikiyüzlülük örneği'
61
27 Şubat 2019 - 15:14

İstanbul

Mısır'ın turistlik beldesi Şarm eş-Şeyh'te düzenlenen Avrupa Birliği (AB)-Arap Birliği Zirvesi'nin insan hakları savunuculuğunu her fırsatta deklare eden AB'nin iki yüzlülüğünü ortaya koyduğu yorumları yapılıyor.

Konuyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan uzmanlar, AB'nin Mısır'ın darbeyle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Abdulffettah es- Sisi'nin demokrasi ve insan hakları konusundaki kabarık siciline rağmen zirve davetine olumlu yanıt vermesini ikiyüzlülük olarak değerlendirdiler.

Iraklı araştırmacı Nezir el-Kandur, Sisi'nin bu kabarık siciline rağmen Avrupalı liderlerin zirve davetine hızlı cevap verdiklerine dikkati çekti. Mısır'ın mesnetsiz suçlamalarla bir kaç gün önce 9 genci idam etmesinin, Avrupalı liderleri davete olumsuz cevap vermeye sevk etmediğine işaret eden Kandur, “Avrupa ülkelerinin zirveye katılımı, bu diktatör rejimlere Siyonizm ve Batının çıkarlarını korudukları müddetçe destek vermekte bir beis görmediklerini kanıtlıyor.” dedi.

Avrupa'nın önceliğinin yaşlı kıtaya göç dalgasını bu diktatör rejimler vasıtasıyla engellemek olduğunun altını çizen Kandur, “Ancak bu engelleme girişiminin, Arap halkları nezdindeki Avrupa ve Batı nefretlerinin artması yönünde yansımaları olacaktır.” şeklinde konuştu.

“Bir ikiyüzlülük örneği sergiliyorlar”

“Avrupalı liderler uluslararası insan hakları konusunda sergiledikleri çifte standart tutumlarıyla siyasi ikiyüzlülüğün en uç örneğini sergiliyorlar.” ifadelerini kullanan Kandur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bizde cezaevinde olduğu zaman kıyameti koparıyorlar, bizde idam yok neden kıyameti koparıyorsunuz. 9 genç idam edildi. Batı’nın sesini duyuyor musunuz?” şeklindeki sözlerini hatırlattı.

Kandur, “Avrupa'nın Orta Doğu'da olanlarla siyasi ikiyüzlülükle başa çıkması normaldir. Bu yüzden dinamik Orta Doğu halkları yerine, Arap rejimleri gibi diktatörlükleri destekliyor ve bu rejimlere yatırım yapmayı tercih ediyor.” diye konuştu.

Zirvede ezilenlerin sesi yerine para ve çıkarların sesinin göz önüne alındığını aktaran Iraklı yazar, bu durumun Arap halklarının baskılardan barışçıl yöntemlerle kurtulma umudunu tüketeceği ve insanları şiddete yönlendirebileceği yönünde uyarılarda bulundu.

Rusya ve Silahlanma

Umran Araştırma Merkezi Müdürü İmran Kahf ise Avrupa’nın Arap ülkelerine yönelmesinin bir sebebinin de, Rusya'nın Ortadoğu'da, özellikle Suriye'deki jeopolitik, ekonomik, güvenlik ve askeri gücü ile Mısır ve Körfez ülkeleriyle olan silah sözleşmeleri olduğunu ifade etti.

Kahf, AB'nin Suriye örneğinde yaşandığı üzere ABD tarafından görmezden gelinmesi ve siyasi etkinliğini kaybetmesinin ardından bölgede alan arayışında olduğunu söyledi.

AB'nin, kendisini göç ve terör sorunlarından koruyan ileri savunma hattı oluşturma düşüncesine dikkati çeken Kahf, AB'nin göç ve terörün gerçek sebeplerini görmezden geldiğini ve Arap ülkelerine göçü azaltacak değişimler gerçekleştirmeleri şartıyla para desteği de sunduğunu kaydetti.

“Arap rejimlerinin kötü sicili görmezlikten geliniyor”

Suriyeli siyasi analist Mustafa Hamitoğlu ise, zirvenin Avrupa ve Arap dünyasında diyalog açısından önem taşıdığını ifade etti.

Avrupa ülkelerinin, bölgenin son dönemde verdiği bir çok sınavda başarısız olduğunu aktaran hatırlatan Hamitoğlu, insan haklarının ve özgürlüklerin savunulmasına dair güçlü iddialarına rağmen, bölgede etkin bir rol üstlenemediğine dikkati çekti.

Hamitoğlu, “Avrupa ülkelerinin zirveye katılan Arap rejimlerinin insan haklarında kötü sicillere sahip olduğunu görmezden geldiğini” ifade etti.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.