Haber Avrasya

'28 Şubat'ı ortaya çıkaran anlayışlar sinsi pusuda'

'28 Şubat'ı ortaya çıkaran anlayışlar sinsi pusuda'
32
27 Şubat 2019 - 14:23

TBMM

TBMM İdare Amiri ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, yaptığı yazılı açıklamada, 28 Şubat 1997'deki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı kararları ve sonrasındaki uygulamaların, siyasi ve toplumsal tarihe “kara bir leke” olarak geçtiğini ve “28 Şubat darbesi” adıyla hafızalarda silinmez yer edindiğini belirtti.

Binlerce yıldır İslam'ın bayraktarlığını yapan milletin, değer ve inançlarına yapılan alçakça saldırının, yine milletin ferasetiyle bertaraf edildiğini ifade eden Turan, 28 Şubat MGK kararlarının, milletin özgür iradesiyle işbaşına gelen meşru hükümete yönelik gayri meşru bir müdahale olduğunun altını çizdi.

Turan, 28 Şubat darbesinin sadece TBMM'yi, TBMM içinden çıkan seçilmiş hükümeti ve sivil siyaseti hedef almadığını, bürokrasiden ekonomiye, sivil toplumdan medyaya kadar toplumun geniş kesimlerine yönelik bir kıyıma dönüştüğünü vurguladı.

28 Şubat'ı gerçekleştirenlerin, darbe ve etkilerinin “Bin yıl süreceğini” ifade ettiklerini anımsatan Turan, her türlü yıldırma, sindirme ve iradesine ipotek koyma girişimlerini bertaraf eden aziz milletin, “bin yıl sürmesi” beklenen 28 Şubat'ı 2002'deki seçimlerle 5 yıl içinde etkisiz hale getirdiğini ifade etti.

“Cesur bir yüzleşme, tarihin tekerrür etmesine mani olur”

Milletin desteğiyle TBMM, hükümetler ve siyaset kurumunun, 28 Şubat'ın anti demokratik ve gayrimeşru kararlarını tamamen ortadan kaldırdığını belirten Turan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ancak 28 Şubat'ı ortaya çıkaran, milletin iradesinin üstünde bir güç tesis etmeye çalışan emperyalistlerle işbirliği halindeki bu anlayışlar her zaman olduğu gibi sinsi pusuda beklemektedirler. Toplum olarak bu oluşum ve anlayışlara fırsat vermemek için her zaman uyanık olmak zorundayız. Yerel seçimleri de bu amaç için manipüle etme gayretindeler. Ama inanıyorum ki aziz milletimiz bunlara fırsat vermeyecektir. 1997'den tam 19 yıl sonra 15 Temmuz 2016'da aynı kafanın değişik versiyonu ülkemizi ve milletimizi teslim almak istedi. 12 Eylül darbesi FETÖ'yü büyütmüştür. 28 Şubat darbesinde de FETÖ darbecilerle birlikte hareket etmiş, bunun karşılığında da 28 Şubat sürecinde ödüllendirilmişlerdir. Dönemin askeri, siyasi, bürokrasi ve medya aktörleri zaman zaman bunu itiraf etmişlerdir. 28 Şubat Darbesi'nin güçlendirdiği FETÖ, özellikle yargı ve güvenlik bürokrasisi ile ekonomik alanda mağduriyetler oluşturmuştur. 12 Eylül ve 28 Şubat darbelerindeki FETÖ etkisi ne yazık ki bugüne kadar tam olarak incelenmemiştir. Türkiye, maalesef yakın zamanda da bir darbe girişimine maruz kalmış 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi TBMM'nin, Cumhurbaşkanımızın dirayeti ve cesareti, Başbakanımızın ve en önemlisi de aziz milletimizin dik duruşu sayesinde akamete uğratılmıştır. 28 Şubat'ın yol açtığı hak ihlalleri ve mağduriyetleri tespit ederken, henüz aydınlığa kavuşturulmamış, darbelerde ve mağduriyetlerdeki FETÖ etkisi de ortaya çıkacaktır. Cesur bir yüzleşme, tarihin tekerrür etmesine mani olur.”

Turan, bürokrasideki büyük temizliğe rağmen “FETÖ artıkları”nın birliği ve beraberliği hedef aldığına zaman zaman şahit olduklarını aktararak özellikle sosyal medyada boy gösteren bu kişilerle mücadelenin devam edeceğini bildirdi.

AK Parti döneminde TBMM çatısı altında 28 Şubat darbesi ve failleriyle hesaplaşılırken, darbe sürecinin neden olduğu hak ihlallerini sona erdirmek için de düzenlemeler yapıldığına işaret eden Turan, şunları kaydetti:

“İnanıyorum ki 28 Şubat darbesinden kaynaklanan bazı hak ihlalleri ve devam eden bu mağduriyetler inşallah giderilecektir. O yıllarda üniversite kapılarında, ikna odalarında tutulan gencecik kızlarımızın, haksız yere işinden edilen, tutuklanan ve yıllarca hapiste yatanların hakları iade edilmelidir. Medeniyet havzamızdaki birikimleri, milletimizin el üstünde tuttuğu değerleri hedef alan 28 Şubat kararlarının arkasında duran ve bu kararların arkasından siyaset yapmaya çalışanlar iyi bilsin ki bu milletin sinesi, iman dolu göğsü her zaman bu saldırıları karşılayacak güce ve mukavemete sahiptir. İçinde olduğumuz yerel seçim sürecinde, zoraki olduğu her yerde kendini belli eden -tarihi kültürel ve sosyolojik olarak- birbiriyle alakası olmayan siyasi ortaklıkların, okyanus ötesinin emir ve talimatlarıyla bir araya gelmesi de manidardır. Ülkemizin ve milletimizin bu karanlık müdahale ve dönemleri tekrar yaşamasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu vesileyle milli iradeyi askıya alan başta 28 Şubat olmak üzere her türlü girişimi en sert ifadelerle kınıyorum.”

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.