1. http://www.haberavrasya.com/
  2. TARİH

Kategori : TARİH

Yayınlama Tarihi:30.08.2016 19:31:30

Ülkemizde birçok konuda bilinen yanlışlar bulunmaktadır. Bu yanlışlar birtakım kazalara sebebiyet vermektedir.

Fakat konu özellikle tarih olunca, bilinen yanlışlar çok büyük zararlara yol açmaktadır. Yanlış tarih bilgileri, bir insanın dünya görüşünü ve ideolojisini yanlış şekillendirerek, topluma zararlı bireyler oluşturabilir.

Biz bu içerikte, elimizden geldiği kadarıyla, Türkiye'de tarih namına en sık bilinen yanlışları düzeltmeye gayret edeceğiz.

ULUBATLI HASAN

Ulubatlı Hasan herkesin duyduğu bir isimdir. İstanbul'un fethi sırasında Bizans burçlarına bayrağı ilk diken asker, olarak anılır. Fakat Ulubatlı Hasan'ın adına ve hikayesine dönemin Osmanlı ve Bizans kaynaklarında rastlanmamaktadır.

Ulubatlı Hasan, fetih sırasında Constantinople yani İstanbul'da bulunan Bizanslı tarihçi Francis'in yazdığı eserin orijinal nüshasında bulunmamaktadır.

Ulubatlı Hasan, fetihten çok sonraki tarihlerde Francis'in eserine geniş ilaveler yapan Melissinos tarafından yazılmıştır. 

Çoğu tarihçi Melissinos'un, kitabı ilgi çekici bir hale getirmek için Ulubatlı Hasan karakterini uydurduğunu savunmaktadır. Bir diğer yandan, fetih sırasında anlatıldığı gibi Fatih Sultan Mehmet'in koskoca ordunun içinden tek bir askeri fark edip 'kimdir bu yiğit ?' diye sorması da mantığa ters düşmektedir.

Netice olarak Ulubatlı Hasan, Türk tarihininde kendisine yer tutmuş isimlerden birisidir. Fakat bütün vatandaşlarımızın Ulubatlı Hasan'ın mitolojik bir karakter olduğunu bilmesi gerekmektedir.

HAZARFEN AHMET ÇELEBİ

Ne yazık ki Türk havacılığının simgelerinden olan Hezarfen Ahmet Çelebi'nin de gerçek bir karakter olup olmadığı konusu şaibelidir. Hezarfen Çelebi sadece Evliya Çelebi'nin Seyahatname adlı eserinde zikredilir. Fakat Evliya Çelebi'nin bu eserinde, havada cinlerin dövüş etmesi olayına şahit olduğu gibi kulağa gerçekçi gelmeyen bir çok hikaye de vardır.

Dönemin hiçbir Osmanlı kaynağında geçmediği ve resmi belgelerde de bu konuyla alakalı bir bilgi bulunmadığı için Hezarfen Ahmet Çelebi, gerçekliği tartışılır bir kişidir.

ÇİN'DEKİ TÜRK PİRAMİTLERİ

Bu iddia önce yabancı basında ortaya çıkmıştır. Daha sonra bizim ülkemizde yayılmıştır. Bakıldığı zaman, yanlış bilgiler en çok  da yine basın ve medya aracılığıyla yayılmaktadır. Bu piramitler hakkında söylenenler, bunların Türk Kağanlarının mezarları olduğu ve Çinlilerin bizim bu yapıtlarımızı gizlemek için bu piramitlere tepe görünümü verdikleri, şeklindedir.

Çin-Türk münasebetlerini ve İslam Öncesi Türk Tarihi konusunu ülkemizde en iyi bilen isimlerden Prof.Dr. Ahmet Taşağıl, bu konuya defalarca cevap vermiştir. Ahmet Taşağıl, bu yapıların piramit değil höyük olduğunu ve Çin imparatorlarına ait mezarlar olduğunu belirtmektedir. Ayrıca Türklerin konargöçer yaşam tarzı sebebiyetiyle böyle devasa yapıları yapmasının mantıksız olduğunu, yapılmış olsa bile Türk tarihine ait birçok ögeyi muhafaza eden Çinlilerin bu yapıtları tahrip etmek bir yana dursun, bunları inceleyip çıkan arkeolojik eserleri sahipleneceğini söylemektedir.

CENGİZ HAN TÜRKTÜR

Bu iddia, özellikle milli tarih anlayışını yanlış benimsemiş kimselerin ortaya attığı bir söylemdir. Bu iddia esasında, Cengiz Han çok büyük bir komutan olduğu için, onun bu savaşçılığını ve başarılarını Türk tarihine katmak isteyenler tarafından ortaya atılmaktadır. Buna karşılık Cengiz Han'ın Türk olabileceğine dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır.

Cengiz Han soyundan gelen ve sonradan Türkleşen birçok Moğol unsuru vardır. Buna en iyi örnek Cengiz'in torunlarının kurduğu Altın Orda Devletidir. Altın Orda devletini oluşturan Moğol unsurları, devletin hükmettiği alandaki nüfusun Türklerden oluşması sebebiyetiyle, Türk müesseselerinin birçok tesiri sonucunda zamanla tamamen Türkleşmişlerdir. 

Netice olarak Türklüğü benimseyen Moğol unsurları bulunmaktadır. Fakat Cengiz Han'ın Türk olduğunu söyleyemeyiz.

Türk Tarihi M.Ö. 17.000'lere Kadar Uzanmaktadır

Bu iddiayı ortaya atanların Dünya Tarihi hakkında pek bilgiye sahip olmadıkları ortadadır. Bizim en eski medeniyet kabul ettiğimiz Sümerler bile M.Ö. 4000'lerde oluşmuş bir toplulukken, M.Ö. 17.000 tarihlerinde bir Türk teşkilatından bahsetmek olanaksızdır. 

Söz edilen M.Ö. 17.000 tarihi, üst paleolitik döneme girmekle beraber, bu dönemde dünya üzerinde herhangi bir devlete dair bilgimiz bulunmamaktadır. Bununla beraber, Türk tarihini belirleyecek olursak, Çin kaynaklarında M.Ö. 2255 tarihinde yapılan bir antlaşmadan söz edilmektedir. Bundan daha eskiye giden bir kanıt yoktur. Muhakkak ki Türk tarihi daha eskilere uzanıyor olabilir. Fakat M.Ö. 17.000 tarihlerinde oluşmuş herhangi bir devlet teşkilatlanmasından söz edemeyiz.

Türk Tarihi Hakkında Yanlış Bildiğiniz Bilgi ve Doğruları

Facebookla Yorum yaz

Yorumlar

Bu içeriğe ait ilk yorumu sen yapmak ister misin?

Yorum Yazınız

  • Hakkari'de 153 bin av fişeği ele geçirildi
    Hakkari'de bir kamyonda yapılan aramada 153 bin 250 av fişeği ele geçirildi.
     01.05.2017
    Hakkari'de 153 bin av fişeği ele geçirildi
    Hakkari'de bir kamyonda yapılan aramada 153 bin 250 av fişeği ele geçirildi.
     01.05.2017

    Editörün Seçimi

    Çok Okunanlar

    • Haber
    • Video
    • Foto Galeri